Açgözlü Köpek

Açgözlü Köpek

Günlerden bir gün, aç gözlü köpek, bulduğu kemik parçasını ağzına alarak, bir köşeye gizlenerek yemeyi düşünmüş. Arkadaşları görüp istemesin diye, uzaklarda bir yerde yemek için yola koyulmuş. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Sonunda uzak bir yerde yemyeşil bir ormana varmış. Ormanın tam ortasından masmavi suları olan bir dere geçiyormuş.



Dereyi aşmak için derenin üzerindeki köprüye doğru yönelmiş. Köprünün tam ortasında yürüyormuş ki, derenin içinde bir köpeğin ağzında kemik parçası olduğunu görmüş. Açgözlü köpek;


– “Ne kocaman bir kemik parçası.. Tam ağzıma layık, onu ben yemeliyim.” diye düşünmüş.



Açgözlü köpek, derenin içindeki köpeğe doğru havlayarak onun ağzındaki kemiği almak isterken, ağzındaki kemiği dereye düşürmüş. O zaman anlamış, deredeki görüntü onun yansımasıymış. Dereye düşen kemik parçası, suyla beraber akıp gitmiş.. Zavallı köpek, kemiğin arkasından bakakalmış. Açgözlü olmanın kötü bir şey olduğunu biraz geç de olsa öğrenmiş.